7 Mart 2009 tarihinde Cape Canaveral üssünden fırlatılan Kepler Uzay Aracı, şu ana kadar Güneş Sistemimizin dışında 1235 adet gezegen olabilecek cisim tespit etti. Bunlardan 54 tanesinin de bulundukları güneş sistemlerinin “Yaşanabilir Bölgesi” içerisinde yer aldıklarına inanılıyor. Peki Keplerin görevi ne kadar sürecek, maliyeti nedir, bu gezegenleri nasıl tespit ediyor? Sırayla hepsine deyinelim.
Fırlatılışı ve Yörüngesi
Kepler, dünya benzeri gezegenleri tespit etmek için Güneş etrafında Dünya ile aynı yörüngeye oturtulan bir NASA uzay gözlemevidir. 7 Mart 2009 tarihinde, Florida’daki Cape Canaveral Hava Kuvvetleri Üssü’nden fırlatılan Kepler Uzay Aracı’nın görev süresi 3.5 yılın üstünde olarak planlanmıştır. Yazımız itibariyle 1 yıl 10 ay 27 günlük süredir yörüngede bulunmakta olan 1039 kilogramlık gözlem aracı Güneşin etrafında yaklaşık 372 gün ve 12 saat içinde tam bir tur atmaktadır.
Dünyamız etrafındaki dönen uydular gibi dönmeyen Kepler, Dünyamız ile aynı yörüngede Güneş etrafında Dünya ile birlikte hareket etmektedir.
Görevi ve Çalışma Prensibi
Keplerin görevlerini önceliklerine göre sıralamak gerekirse:
- Farklı güneş sistemlerinin yaşanabilir kuşaklarında bulunan Dünya boyutunda veya daha büyük gezegenleri,
- Bahsi geçen gezegenlerin büyüklükleri ve yörünge şekillerini,
- Çok yıldızlı güneş sistemlerinde yaklaşık kaç gezegen bulunduğunu,
- Gezegen barındıran güneş sistemlerinin yıldızlarının içerdiği maddeleri tespit etmektir.
Peki iyi hoş ama Kepler gezegenleri aslında nasıl tespit ediyor?
Aslında çok basit bir mantığa dayanıyor. Gezegenler bulundukları yörüngelerde dönerken güneşleri ile bizim aramıza girdiklerinde güneşlerinden gelen ışığın bir kısmını normal olarak engeller. Kepler ise farklı yıldızlardan gelen ışıkları bir “fotometre” ile kaydediyor, yer yüzündeki bilim adamları ise gelen ışıklarda tekrarlanan ışık azalıp artmalarını inceliyor. Işığın kısa sürelerle tekrarlı olarak azalması bir veya daha fazla gezegenin yörüngede bulunabileceğine kanıt teşkil ediyor. Bunun sebebi gezegen yörüngesini sürekli tekrarladığı için, tekrar tekrar yıldızın önüne geçerek gelen ışığı engellemesi.
Kepler en az 3.5 yıl boyunca görevde kalmak üzere fırlatılmıştı. NASA’ya Kepler de dahil olmak üzere 3.5 yıllık operasyon maaliyeti tamı tamına 600 milyon dolar oluyor. Bence oldukça iyi harcanmış bir 600 milyon dolar bu.
Keşifleri
Yörüngeye yollandıktan ilk 6 hafta içersinde Kepler, daha önce bilinmeyen tam 6 adet “gezegen adayı” tespit etti.
2 Şubat 2011 tarihinde Kepler ekibi, 54 tanesinin yaşanabilir kuşakta yer aldığı tam 1235 adet gezegen adayının bulunduğu bir liste yayınladı. Bu 1235 gezegen toplamda 997 yıldız etrafında dönüyor. Tespit edilen gezegen adaylarının yaklaşık %90′ının gerçekten gezegen olduğu tahmin ediliyor.
Bulunan gezegenlerin:
- 68 tanesinin yaklaşık olarak Dünya boyutlarında olduğu,
- 288 tanesinin Süper-Dünya boyutlarında olduğu(Dünya ile Güneş Sistemimizdeki Gaz Devleri arasında bir büyüklük),
- 662 tanesinin Neptün boyutlarında olduğu,
- 165 tanesinin Jupiter boyutlarında olduğu,
- 19 tanesinin de yaklaşık olarak Jupiter’in iki katı boyutlarda olduğu bağımsız araştırmalar tarafından destekleniyor.
Yaşanabilir kuşakta olduğu tahmin edilen 54 gezegenden 5 tanesinin Dünya’nın iki katından biraz küçük olduğu da ilginç detaylardan biri.
Kepler’in bulduğu bulgulara doğru ise, Kepler’in taradığı alan ve Samanyolu’nun tahmini boyutu göz önüne alındığında, galaksimizde yaklaşık olarak 100 milyon yaşanabilir gezegenin varolduğu düşünülüyor.
Bütün sonuçlara rağmen Kepler Bilim Konseyi, 2 Ağustos 2010 tarihinde yaptığı açıklamasında henüz Dünya benzeri hiç bir gezegenin varlığını Kepler’in kanıtlamadığını bildirdi. Bulunan gezegenler, gezegendense “gezegen adayı” olarak isimlendiriliyor. Bunun temel sebebi yıldızların ışığını kesebilecek gezegenlerin dışında faktörlerin bulunması nedeniyle toplanan bulguların tam kanıt teşkil edemeyecek olması.
Kepler ne kadar gezegen keşfitmiş olursa olsun, kendi galaksimizde halen incelenecek milyonlarca yıldız ve dışarıda bizimkisi gibi milyarlarca galaksi var..





