Uzay Fırlatış Sistemi (SLS), geçenlerde kullanımına son verilen mekiklerin yerini almaya hazırlanıyor. Uzmanlar NASA’nın doğru kararı verip vermediği konusunu hala tartışıyor.
21 Temmuz 2011′de Uzay Mekiği’nin son uçusunu yapması ile uzayın keşfi ve roket teknolojileri alanlarında yeni bir döneme girildi. Medyada NASA’nın artık uzaya insan yollanmayacakmış gibi yansıtılmasının aksine NASA, Virgin Galactic gibi bir dolu özel firmayla uzaya insan ve kargo yollamaları için anlaşmalar imzaladı. Bu anlaşmaların dışında NASA halen kendi roket projelerine devam ediyor. Space Launch System yani Uzay Fırlatış Sistemi ise 2020′ye doğru Uzay Mekiği’nin yerini almaya hazırlanıyor.
SLS, mekik üzerine önemli gelişmeler içerse de, uzmanlar SLS’de kullanılan teknolojilerin daha önce de kullanıldığını, hiç bir yenilik getirmeyeceğini ve uzaya çıkarlan yüklerin fiyatında bir indirime neden olmayacağını dile getiriyor.
SLS’in en çok göze çarpan özelliği taşıyabileceği yük kapasitesi olsa gerek. 130 tona kadar yük taşıyabilmesi peklenen SLS, sadece 25 ton taşıyabilen mekik üzerine çok büyük bir gelişme. En son 1972′de uçuş yapan Saturn V roketleri ise 120 ton taşıyabiliyordu. Genel olarak bakınca SLS projesinin gereksiz olduğunu söyleyenlere katılmamak zor çünkü hali hazırdaki teknolojiler SLS yerine kullanılabilir, ve SLS için ayrılan 18 Milyar Dollar, uzay yakıt istasyonu gibi çok daha önemli projelere harcanabilirdi.
İlk uçuşunu insanız olarak 2017 gibi yapması beklenen SLS, insanlı uçuşlarına 2020 gibi başlayacak.
SLS’in ilerdeki görevleri ile bir Mars keşfinin ne zaman veya nasıl kesişceği henüz belli değil ama NASA 2025 gibi keşif görevlerine başlamayı planlıyor.

