
COD: Modern Warfare 2
Namı diğer CoD6, bir hikaye mi yoksa gerçek mi? Oynarken oynadığınız karakterin yerine kendinizi koymanız kaçınılmaz ve sanki oyunda ölmeniz gerçekte ölmenizle eş değermiş gibi oynamaya başlıyorsunuz bir süre sonra askere gitmeseniz bile bir askerlik anınız olabiliyor.
Call of duty çıktığından itibaren insanların ve biz Elektropedi grubunun severek oynadığı bir seri, InfinityWard en son çıkardığı bu oyunla başarısını bir kez daha göstermiş oldu.
Call of duty 5 hariç COD’un bütün serilerinde bir eğitim bölümü vardır. Oyuna bu ilgi çekici eğitim bölümüyle başlıyoruz. Cod’un tüm oyunlarında melee attack dediğimiz olay “F” butonu ile yapılırken bu oyunda “E” butonuyla yapılmaktadır. Diğer oyunlardan farklı olarakta “4″ tuşu ile bomba seçerken bu oyunda “Q” tuşuna basmamız yeterli oluyor. Bu da oyun oynarkenli serilik açısında kendimce iyi buldum.
Editörün Notu: Yazının devamı aşırı derecede spoiler içermektedir, eğer oyunu oynamadıysanız, devam etmeniz önerilmez.
Oyunda biraz ilerledikte görevler asıl o kendine has tadını vermeye ve hikaye yavaş yavaş yoğurulmaya başlıyor. Senaroların neredeyse her biri heyecan yüklü ve ilginç. Oyun boyunca farklı karakterleri canlandırıyoruz. Biri Amerikalı CIA ajanı olan bir asker, Amerikalı bir Ranger, diğeri ise Task Force 141′in bir üyesi ve son olarak kahramanımız Soap. Amerika-Rusya ilişkileri bu oyunda da ele alınarak düşmanlarımızı yine Ruslar olarak belirliyoruz. Oyunun konusunda olup bitenler gerçekten iyi senkronize edilmiş olaylardır. Olaylar Rusya’nın Amerika’nın Washington DC saldırmasıyla ateşlenip,gelişir. Biz oyuna göre Afganistan’da görev yapıyoruz ama Rusya’nın saldırmasıyla Amerika birliklerinden bazılarını geri çekiyor ve bu birliklerin arasında bizim birliğimizde olduğunda Amerika’nın yolları taştan diyerek Amerika’ya gidiyoruz. İngilizlerde 4-5 kişilik gruplarla savaş için önemli,staratejik konumları ele geçiriyor,bilgi topluyor ve geride iz bırakmadan çalışıyoruz.
Perde 3(ActIII)’e geldiğimizde ihanetlerle dolu sahneler bizi bekliyor. Topladığımız bilgileri Amerikan generali Shephard’a götürüyoruz ve o da bizi hala anlayamadığım bir sebepten öldürüyor. Oynadığımız Roach karakteri ve bizimle aynı takımdaki Ghost’u öldürürerür ve yetmiyormuş gibi yaktırır. Bizim Roach karakteri ölünce yerini Soap’a bırakıyor ve muhteşem maceramıza Soap ile devam ediyoruz. Soap Cod4′ü oynadıysanız yabancı gelmeyebilir. Soap Amerikanları öldürerek kaçırılıyor ve oyundan anladığım kadarıyla takımımız adam kaçırarak oluşuyor.
Daha sonralarda da Cpt. Price’yi kaçırıyoruz kaledeki bir hapisaneden sonra ise en son gözümüzü açıyoruz ve birde ne görelim. . . Bundan sonrasını oyunu oynayıp görmeniz oyunu daha oynamayanlar için bir heyecan kaynağı olacaktır. 
Oyundaki en iyi olayda oyundaki grafiksel gerçeklik değil. Bu oyun zaten oynarken sizi içine çekecek ve en başta da dediğim gibi bu oyun insanları içine çekerek grafiksel gerçekliği insana bir yana bıraktırıyor. İnsanı oyun dünyasına çekerek oyundan bir zevk almasını sağlıyor bu durum da oyunun milyonlar tarafından sevilmesinde büyük yer alır. Ayırca oyundaki müzikalite de insanı oyunun içine çekmesini sağlayan etmenlerden biridir. Müzikler insanı çoşturan,heyecanlandıran müzikler olduğundan insan oyundan bir başka zevk alıyor. Mermilerin sesleri de ustaca yapılmıştır. Bu da insanı gerçek savaştaymış havasına sokan etmenlerden.
Grafikler usta bir şekilde çizilmiş ve yoırumlanmış savaş alanlarına bakış açısı iyi bir şekilde yansıtılmış fazla abartıya kaçılmadan gerçek savaş oratamı canlandırılmaya çalışılmış. Ayrıca 3-4 kişiyle dünyayı kurtaran kişiler olayı biraz daha aza indirgenmiştir. Yani bu olayda Roach’ın ,Ghost ile öldürülüp bizim başka bir adama geçmemizle bize anlatılmak istenmiştir. Yani burada sadece 3-4 kişi değilde bu savaşta başka kahramanlarda var denmek istenmiştir.
Special Operation’larda oyundaki ustalığınızı ölçmenize yarayacak bir etmen olarak görüyorum. Bu special opslar cod’a cod5 ile girmiştir. Buda oyunu zenginleştiren farklın etmenlerdendir diyebiliriz. Bu oyunların ustalık ölçen yanı ise tek başına olmanız ve planlamaları ve silah kullanma faaliyetlerini en iyi bir şekilde yerine getirmenizdir.
Oyunun iyi yönleri tabi ki saymakla bitmez.
Ama kötü yönlerinin de olmadığını söylemedik. Tabii ki de kötü yönleri var diyince oyun kötü anlamına da gelmez, sadece eksik yanlarını gören biz oyuncular bunların düzeltilmesini istemekteyiz. Bu kötü yanı ise; “No Russian” bölümündeki katliamdır. Biz bunu etik anlamda, silahsız kişilerin öldürülmesini yani, doğru bulmadık. Tabi ki oyunu yapanların görüşleriyle ilgili ve birazda savaşın gerçekleri göz önüne vuruluyor. Gerek oyunlardaki gerek ise TV’de izlediklerimizle bu şeyleri rahatlıkla söyleyebilirim. Oyunun bu bölümünde ise Makarov adlı bir şahıs var ve sizde bir CIA ajanısınız. Bu bölümde havalimanında sivil-polis herkesi öldürüyorsunuz, ancak gerçek anlamda ateş sivillere ateş etme zorunluluğunuz yok VE oyun başlarken size bu bölümü geçmek ister misiniz diye soruyor, geçerseniz her hangi bir eksi puan yok, oynarsanız da yine her hangi bir artı yok. Bu bölüm oyun istatistiklerini hiç bir şekilde etkilemiyor. Bölüm sonunda ise oyunun ihanetlerle dolu olduğunu söylemiştim, hatırlıyor musunuz?
Makarov tam sizi otobüse çekerken tabancayla vuruyor. Oradan da Task Force 141′e katılarak oyuna yavaş yavaş başlıyorsunuz.
Herkese iyi oyunlar!




